Op. Dr. İrfan DURUKAN MENÜ

Katarakt Tedavisi

Katarakt Nedir?

Katarakt hastalığı, göz merceğinin bulanıklaşması veya şeffaflığının kaybolmasıdır. Gözbebeğinin ve irisin arkasında bulunarak ışığı retinaya odaklayan ve göz merceğindeki bozulmayı ifade eden katarakt, genellikle yaşlılığa bağlı ortaya çıkar.

Katarakt hastalığının yaygın belirtileri arasında gözün kamaşması, göz yorgunluğu, baş ağrısı, ışığa karşı hassasiyet ve hem yakın hem de uzağı görememe yer alır. Göz merceğindeki proteinin birikip merceği bulanık hale getirmesi sonucu meydana gelen katarakt, tedavi edilmediği takdirde körlüğe kadar gidebilir. Bunun önüne geçmek için uygulanabilecek tek yöntem ise katarakt ameliyatıdır. Katarakt ameliyatında sertleşmiş katarakt kırılıp, temizlenerek yerine göz içi mercek yerleştirilir.

Katarakt Neden Olur?

Katarakt hastalığı, göz bebeğinin arkasındaki görmeyi sağlayan doğal mercekteki proteinin birikip merceğin saydamlığını kaybederek bulanıklaşması ve matlaşması sonucu ortaya çıkar. Bu duruma neden olan faktörler arasında yaşlılık, genetik, diyabet, yüksek tansiyon, güneş ışığına yoğun maruz kalma, göz yaralanmaları, sigara ve alkol yer alır.

Katarakta neden olan faktörler şunlardır:

Yaşlılık
Genetik
Diyabet
Yüksek tansiyon
Güneş ışığına fazla maruz kalma
Göz yaralanmaları
Daha önceki göz ameliyatları
Üveit
Sigara-alkol tüketimi
Steroid ilaçların uzun süreli kullanımı
Kanser tedavisinde uygulanan radyasyon tedavisi

Çevresel faktörler

Ayrıca gözün uvea bölgesinin iltihabı olan üveit hastalığının tedavisinde kullanılan steroid damlalar da katarakt oluşumu riskini arttırmaktadır. Bunların yanı sıra miyop ve down sendromu gibi erken yaşlanmaya sebep olan hastalıklar da katarakta yol açabilir.

Hastalar, genelde ‘sisli ya da dumanlı görme’ şikayetiyle göz doktoruna başvurur. Bu durum zaman içinde görmeyi önemli ölçüde bozar. Özellikle geceleri karşıdan gelen ışığın dağılmasına bağlı olarak gözlerde kamaşma, okuma zorluğu, yüzleri tanıma ve televizyon izlemede zorlanma, cisimlerin renklerini daha koyu veya donuk renkte görme, yakın gözlüğüne olan ihtiyacın azalması, düz kenarların eğik görülmesi gibi belirtiler kataraktın habercisidir.

Katarakt Türleri Nelerdir?

Katarakt, sadece tek bir göz hastalığı değildir; farklı gelişim biçimlerine ve nedenlerine göre çeşitlilik gösterir. Bu çeşitliliği anlamak, doğru teşhis ve tedavi yolunu belirlemek için oldukça önemlidir. Katarakt türleri, genellikle oluşum yaşı ve şekline göre sınıflandırılır. Katarakt, çıkış türüne göre ise ikiye ayrılır.

Doğumsal Katarakt

Doğumdan itibaren görülen, lensin tek veya çift taraflı saydamlığını kaybetmesi ve opaklaşmasıdır. Annenin gebelik sırasında geçirdiği enfeksiyonlara ya da kullanılan ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkan doğumsal katarakt, bazen hiçbir nedene bağlı olmayabilir. Genellikle genetik faktörler, kromozom anomalileri veya metabolik hastalıklar da bu tür kataraktın gelişiminde rol oynayabilir. Doğumsal kataraktın görme yeteneği üzerindeki etkisi, opaklaşmanın yoğunluğuna ve mercekteki konumuna bağlı olarak değişir. Erken teşhis ve tedavi, çocukluk çağı görme gelişimini olumsuz etkileyebilecek ambliyopiyi (göz tembelliği) önlemek için önem taşır. Bu nedenle bebeklerdeki göz kontrolü, doğumsal katarakt belirtilerinin fark edilmesi açısından çok kritiktir. Birçok vakada, doğumsal kataraktın tedavisinde ameliyat en etkili yöntemdir.

Yaşlılık Kataraktı

Yaşlılık kataraktı ise 50-60 yaş üzerindeki hastalarda görmenin giderek azalmasıyla kendini belli eder. Kataraktın gelişme riski diyabet hastalarında % 60 daha fazladır. Bu hasta grubunda hızlı ilerleyen katarakt, 30’lu ya da 40’lı yaşlarda da önemli bir göz sorunu haline gelebilir. Yaşlılık kataraktı, göz merceğindeki proteinlerin zamanla bozulması ve topaklanması sonucu oluşur. Bu süreç yavaş ilerler ve genellikle her iki gözü de etkiler, ancak bir gözde daha belirgin olabilir. Yaşlılık kataraktının en yaygın belirtileri arasında bulanık veya puslu görme, gece görüşünde zorluk, ışık kaynakları etrafında hale (ışık çemberleri) görme ve renklerin soluklaşması yer alır. Diyabet dışında sigara kullanımı, uzun süre ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalma ve gözde daha önce geçirilmiş travmalar da yaşlılık kataraktı riskini artırır. Gözlük numarasındaki sık değişiklikler de yaşlılık kataraktının bir işareti olabilir. Son aşamada, hastanın günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde etkilediğinde katarakt tedavisi için ameliyat gündeme gelir.

Katarakt Nasıl Tedavi Edilir?

Katarakt yalnızca ameliyat ile tedavi edilen bir hastalıktır. Yapılan ameliyatlarda, ‘intrakapsüler katarakt ekstraksiyonu’ ya da sıkça yapılan ‘ekstrakapsüler katarakt ekstraksiyonu’ teknikleri kullanılır. Ekstrakapsüler ekstraksiyonda, planlı ekstrakapsüler cerrahi (dikişli göz merceği yerleştirme ameliyatı) ve fakoemülsifikasyon (halk arasında lazerle katarakt ameliyatı, dikişsiz) yöntemleri uygulanır.

Cerrahi müdahalede geç kalınmış hastalarda ise göz bebeği alanındaki beyaz renkte matür katarakt görülebilir. Cerrahi müdahale ile hastaya hem uzak hem yakın ya da orta yakın mesafenin tedavi edilmesi gibi seçenekler sunulur. Hastanın yaptığı seçime ve genel sağlık durumuna göre uygun göz içi lenslerden biri kullanılarak ameliyat gerçekleştirilir. Yüksek astigmatlarda ise özel lensler göz içine yerleştirilmektedir.

Katarakt Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Premium göz içi lenslerin kullanımıyla birlikte hastalar katarakt ameliyatı sonrası yaşamlarını eskiye oranla daha konforlu bir şekilde sürdürmekte ve multifokal göz içi lensler sayesinde gözlük kullanmadan uzağı ve yakını rahatça görebilmektedir. Katarakt ameliyatında en yaygın kullanılan yöntem, halk arasında lazer cerrahisi olarak bilinen FAKO yöntemidir. Bu operasyonla sertleşmiş katarak kırılıp, temizlenerek yerine göz içi mercek yerleştirilmektedir.

Operasyon 2 mm’den küçük bir kesiden yapılmaktadır. Yöntemin dikişsiz, ağrısız ve damla anestezisi ile yapılması hastaya büyük avantajlar sağlamaktadır. Hasta çok heyecanlı değilse tüm katarakt cerrahileri iğnesiz bir şekilde damla anestezi ile yapılmaktadır. Bu işlem 20-30 dakika sürmektedir. Katarakt ameliyatı sonrası hasta 2-3 gün içerisinde normal yaşamına dönebilmektedir.

Ameliyat sırasında göze yerleştirilebilen, hem uzak hem yakını net görmeyi sağlayan “multifokal, trifokal” göziçi akıllı lens seçenekleri bulunmaktadır. Ameliyattan sonra gözlük ihtiyacı bu lensler sayesinde ortadan kalkar. Ayrıca katarakt söz konusu olmadan da aşırı kırma kusurlarında tıpkı katarakt durumunda olduğu gibi bu kez saydam olan göz içi lensi aynı şekilde ameliyatla alınabilir ve uygun akıllı göz içi lensi yerleştirilir. Böylelikle her mesafede gözlüksüz ve daha kaliteli bir görüş elde edilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

  • Tedaviden  sonra hastalar nelere dikkat etmelidirler?

    Hasta doktorun uyarılarını dikkate almalıdır. Verilen göz damlaları düzenli ve zamanında kullanılmalıdır. Güneşe maruz kalacağı ortamlarda güneş gözlüğü mutlaka kullanmalıdır.

  • Bu uygulama  şiddetli göz kuruluğu yapar mı?

    No Touch Laser uygulaması klasik göz lazer tedavilerinde olduğu gibi şiddetli göz kuruluğu yapmamaktadır. Çünkü korneaya  kesi veya  vakum uygulanmaz. Göze temas edilmeden tedavi yapılır.

  • No Touch Laser kimlere uygulanmaktadır?
    • Miyop ,hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının tedavisinde
    • Keratakonus tedavisinde
    • Kornea nakli geçiren ancak astigmatı düzelmeyen hastalara
    • Katarakt ameliyatından sonra göz numarası sıfırlanmayan hastalara
  • Akıllı Lens Nasıl Takılır?

    Akıllı lens ameliyatı, hızlı ve ağrısız bir işlemdir. Genellikle 15-20 dakika sürer ve lokal anestezi uygulanarak yapılır.

  • Akıllı lens ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmeli?

    Gözlerinize su veya sabun temasından kaçınmalı ve tozlu ortamlardan uzak durmalısınız. Ayrıca, ameliyat sonrası koruyucu gözlük kullanmanız gerekebilir. 

  • Akıllı lens ameliyatı iyileşme süreci ne kadar sürer?

    İyileşme süreci hızlıdır; şikayetler çoğunlukla ilk haftalarda azalır.

  • LASIK göz ameliyatı öncesi hangi testler uygulanır?

    Operasyondan önce detaylı ​​testler yapılmalıdır: Korneanın kalınlığı ve kırılma derecesi ölçülmelidir. Kornea haritasının çekilmesi(topografi), göz tansiyonu ve pupilla dilatasyonunun ölçülmesi gerekir. Bu testler yapıldıktan sonra Doktorumuz aklınızdaki herhangi bir soruyu cevaplayacaktır. Ardından, karar verilen Excimer Lazer operasyonu için randevu alabilirsiniz.

  • Ne zaman işe geri dönebilirim?

    LASIK ameliyatından sonra ertesi gün işe dönebilirsiniz. LASIK ameliyatından sonra az da olsa rahatsızlık sadece 1-2 gün sürebilir.

  • LASIK Güvenli mi?

    LASIK, medikal operasyonlar içinde en yüksek güvenlilik oranına sahiptir. LASIK’in emniyet ve etkinliği, yüzlerce akademik tıbbi araştırmacı tarafından toplanan bilimsel deliller vasıtasıyla kanıtlanmıştır.

  • Sarı nokta kaç yılda ilerler?

    Sarı nokta hastalığının ilerleme hızı kişiden kişiye değişebilir. Bazı insanlar yıllarca sarı nokta hastalığına sahip olabilir ve hiçbir semptom göstermeyebilirler, diğerleri ise kısa bir süre içinde ciddi semptomlar yaşayabilirler. Bununla birlikte, genellikle ileri yaşla birlikte sarı nokta hastalığının ilerlemesi hızlanır.

  • Sarı nokta hastaları nelere dikkat etmeli?

    Sarı nokta hastalığının erken teşhisi ve tedavisi önemlidir. Düzenli olarak göz muayenesi yaptırmak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilir. Bazı ilaçlar, sarı nokta hastalığının ilerlemesini hızlandırabilir. Doktorunuzla birlikte ilaç kullanımı hakkında konuşarak, hastalığın ilerlemesini önlemek için gerekli önlemleri alabilirsiniz.

  • Sarı Nokta Hastalığına Karşı Hangi Önlemler Alınmalıdır?

    Yaşa bağlı ve kalıtımsal etkenleri ortadan kaldırmak mümkün değildir. Fakat diğer risk etkenleri kontrol edilebilir. Hipertansiyon varsa kontrol altına alınabilir. Sigara içiliyorsa bırakılması gerekir. Güneş için filtreli güneş gözlüğü takılması gerekir. Beslenmede ise Akdeniz diyeti önerilir. Tereyağı, kırmızı et ve kolesterol içeren yiyeceklerden uzak durulması önerilir.

Bu sitede yer alan bilgiler hiçbir tıbbi işleme veya evde uygulamaya dayanak oluşturmaz, genel fizik tedavi ve uygulamaları konusunda bilgilendirme amaçlıdır. Bu web sitesi Op. Dr. İrfan DURUKAN 'ın uyguladığı işlemlerin tanıtımı ya da reklamı niteliğinde değildir, bahsi geçen uygulamaların Op. Dr. İrfan DURUKAN 'ın uygulandığı anlamı çıkarılamaz. Bu web sitesi Op. Dr. İrfan DURUKAN`ın tedavi ve uygulamaları hakkında yazdığı kişisel blog niteliğinde; reklam/tanıtım amacı gütmeyen, ticari nitelikte olmayan bir web sitesidir. Bu siteyi ziyaret edenlerin bu uyarıları okuyup anladığı ve kabul ettiği varsayılır. Bu uyarıları kabul etmiyorsanız bu siteden çıkmak için tıklayınız.
Op. Dr. İrfan DURUKAN
0312 275 0707 0553 082 1501